S Ö Y L E Ş İ-4

 

 

 

            -Anadolu’nun, birçok kültürün potasını oluşturduğunu biliyoruz. Ayrıca konumu nedeniyle, Doğu ve Batı dünyalarının geçiş yoludur.

 

            -Doğal olarak, bir çok kültürden etkilenmesi sonucu Anadolu çok zengin bir kültür mozayığına sahiptir.

 

            -Bu kültürel zenginlik sonucu, temeli insanı ele alan, onu yücelterek saygınlık, eşitlik ve değer veren düşünce akımlarının oluştuğunu görüyoruz.

 

            -Bu akımların en önemlileri Ahilik, Bektaşilik ve Mevleviliktir. Bu kuruluşlar Anadolu humanizmasının üç kilit taşıdır. Buna Anadolu aydınlanması da diyebiliriz.

 

            -Her üç düşünce akımı da ezoterik (genele kapalı) yani içrektir. O nedenle söylenen ve yazılmış olanların altındaki  anlamlar , arif olanlar tarafından anlaşılabilir.

 

            -Bu üç topluluğa ya da yol’a  girmek isteyenler seçilir ve girişte  kendilerine özgü törenler düzenlenir.

 

            -İlk olarak Ahiliği ele alıyoruz.

 

            -Bu kuruluş adını cömert, yiğit anlamına gelen AKI sözünden geldiği ileri sürülmektedir. Neşet Çağatay ise, Arapça kardeş anlamına gelen AHİ ye zamanla dönüştüğünü ileri sürer.

 

            -Ahilik “ahlakla sanatın uyumlu birleşimidir”

 

            -Ahiliğin kurucusu Ahi Evran,ın asıl adı Nasırüd-din Mahmut dur. Azerbeycan'ın Hoy kasabasında 1171 tarihinde doğmuş ve 1261de öldürülmüştür.

 

            -EVRAN eski Türklerde “Ejderha-Yılan “ anlamında kullanılır. “Ebedi ve mutlu bir hayatın sembolü olarak kabul edilmiştir. “

 

            -Ahi Evran, “Ebedi ve mutlu kardeşlik” anlamını taşır.

 

            -İlk eğitimini Azerbeycan'da alır. 1204 yılında Bağdat’a gelir.34. Abbasi Halifesi en-Nasır Li-Dinnillah,ın kurduğu fütüvvet teşkilatına girer. Felsefe ve tıp alanında sivrilir. Hocasının kızı Fatma Hatunla evlenir.

 

            -Alaaddin Keykubat zamanında Evran Konya’ya yerleşir. Ahi Evran Kayseri’de iken, eşi Fatma hatun aracılığı ile “ Bacıyan-ı Rum “ teşkilatını kurar.

 

            -Keykubatın ölümünden sonra Ahiler ve Türkmenler tutuklanır. 1nisan 1261 de Ahi Evran ve Mevlananın oğlu Alaadin Çelebi öldürülür. Bir çok Ahi Bektaşilere sığınır.

 

            -Ahilik bir meslek kuruluşu olmanın yanında, üyelerine sosyal, kültürel ve etik açıdan da eğitir.

 

            -Ahi kurumu, her meslek mensubu arasında ayrı ayrı kurulmuş bir lonca sistemidir. Günümüzün meslek odaları gibi.

 

            -Her meslek sahibi kendi sınıfına ait loncaya kayıtlı ve bağlıdır. Aralarında maddi yardımlaşma yapılır.

 

            -Meslekte çırak, kalfa ve Usta yetiştiriliyordu.

 

            -Loncalar, meslektaşlar arasında din ayırt etmeksizin birbirlerini bir çeşit koruma amaçlı bir kuruluştur.

 

            -O dönemde, sanatların herhangi biriyle uğraşabilmek için Ahi zaviyesine girme zorunluluğu vardı.

 

            -Zaviyeye bağlı işçiler ile sanatkarlar, yeni yetişecek gençleri veya çocuklarını mutlaka zaviyeye kaydederlerdi.

 

            -Zaviyede ayrıca terbiye, nezaket ve disiplin kurallarını öğretiliyordu.

 

            -Çalışmalar sabah namazında sonra başlayıp ikindi namazına kadar sürerdi. Gündeliklerini aldıktan sonra çıraklar doğruca zaviyeye gelir, gündeliklerini bir ereye getirip beraberce yer içerlerdi.

 

            -Çıraklıkta kalfalığa, kalfalıktan ustalığa sınavla ve törenle olurdu.

 

            -Çırak ve kalfalar, işlerinin dışında insanlık ve ahlak dersleri alırlardı. Bunlara ek olarak, yeteneklerine göre müzik, edebiyat, güzel yazı ve süsleme sanatı dersi verilirdi. Her çırak okuma yazma öğrenirdi. Derslere katılmak zorunluydu.

 

            -Ayrıca her kalfa binicilik ve atıcılık dersi alırdı. Bir nevi askerlik eğitimine benzemekteydi.

 

            -Ustalık töreninde Şeyhin şu sözleri etkileyicidir. “ Harama bakma, Haram yeme. Haram içme. Doğru, sabırlı ve dayanıklı ol. Yalan söyleme. Büyüklerinin önünde yürüme. Büyüklerinden önce söze başlama. Kimseyi kandırma. Kanaatkar ol. Dünya malına tamah etme. Yanlış ölçme. Yanlış tartma.”

 

            -Bu törenden sonra usta olan bu kişinim işyeri açmasına izin verilirdi.

 

            -Osman Gazinin Şeyh Edebali’nin kızıyla evlenebilmek için Ahiliğe girdiğini biliyoruz.

 

            -Orhan Gazi de Ahi ve Yeniçerilerin Hacı Bayram-ı Veli’ye bağlanmasını sağlamıştır.

 

            -Kayseri sanayi sitesinde 32 değişik meslek  vardı ve Ahi Evran deri ustasıydı. 1243 yılında Moğollar tarafından yakılıp yıkılmıştır.

 

            -Ahiler Selçuklu döneminde Moğol baskısı nedeniyle merkezi yönetim zayıflayınca, kentlerde siyasal bir güç olarak önem kazanmışlardır. (Ankara Ahi Cumhuriyeti gibi)

 

            -Bu gün çıraklık okulları, haftada bir gün, meslek bilgisi yanında Matematik ve Türkçe eğitimi vererek yetersizde olsa kalifiye işçi yetiştirmek için çaba harcamaktadır.                       

 

                                                                                                     Özkan   Aras