-Anadolu’nun, birçok kültürün potasını oluşturduğunu
biliyoruz. Ayrıca konumu nedeniyle, Doğu ve Batı dünyalarının
geçiş yoludur.
-Doğal olarak, bir çok kültürden etkilenmesi sonucu Anadolu
çok zengin bir kültür mozayığına sahiptir.
-Bu kültürel zenginlik sonucu, temeli insanı ele alan, onu yücelterek
saygınlık, eşitlik ve değer veren düşünce akımlarının
oluştuğunu görüyoruz.
-Bu akımların en önemlileri Ahilik, Bektaşilik ve
Mevleviliktir. Bu kuruluşlar Anadolu humanizmasının üç kilit
taşıdır. Buna Anadolu aydınlanması da diyebiliriz.
-Her üç düşünce akımı da ezoterik (genele kapalı) yani içrektir.
O nedenle söylenen ve yazılmış olanların altındaki anlamlar
, arif olanlar tarafından anlaşılabilir.
-Bu üç topluluğa ya da yol’a girmek isteyenler seçilir ve
girişte kendilerine özgü törenler düzenlenir.
-İlk olarak Ahiliği ele alıyoruz.
-Bu kuruluş adını cömert, yiğit anlamına gelen AKI sözünden
geldiği ileri sürülmektedir. Neşet Çağatay ise, Arapça
kardeş anlamına gelen AHİ ye zamanla dönüştüğünü ileri
sürer.
-Ahilik “ahlakla sanatın uyumlu birleşimidir”
-Ahiliğin kurucusu Ahi Evran,ın asıl adı Nasırüd-din Mahmut
dur. Azerbeycan'ın Hoy kasabasında 1171 tarihinde doğmuş ve
1261de öldürülmüştür.
-EVRAN eski Türklerde “Ejderha-Yılan “ anlamında kullanılır.
“Ebedi ve mutlu bir hayatın sembolü olarak kabul edilmiştir.
“
-Ahi Evran, “Ebedi ve mutlu kardeşlik” anlamını taşır.
-İlk eğitimini Azerbeycan'da alır. 1204 yılında Bağdat’a
gelir.34. Abbasi Halifesi en-Nasır Li-Dinnillah,ın kurduğu fütüvvet
teşkilatına girer. Felsefe ve tıp alanında sivrilir. Hocasının
kızı Fatma Hatunla evlenir.
-Alaaddin Keykubat zamanında Evran Konya’ya yerleşir. Ahi
Evran Kayseri’de iken, eşi Fatma hatun aracılığı ile “
Bacıyan-ı Rum “ teşkilatını kurar.
-Keykubatın ölümünden sonra Ahiler ve Türkmenler tutuklanır.
1nisan 1261 de Ahi Evran ve Mevlananın oğlu Alaadin Çelebi öldürülür.
Bir çok Ahi Bektaşilere sığınır.
-Ahilik bir meslek kuruluşu olmanın yanında, üyelerine sosyal,
kültürel ve etik açıdan da eğitir.
-Ahi kurumu, her meslek mensubu arasında ayrı ayrı kurulmuş
bir lonca sistemidir. Günümüzün meslek odaları gibi.
-Her meslek sahibi kendi sınıfına ait loncaya kayıtlı ve bağlıdır.
Aralarında maddi yardımlaşma yapılır.
-Meslekte çırak, kalfa ve Usta yetiştiriliyordu.
-Loncalar, meslektaşlar arasında din ayırt etmeksizin
birbirlerini bir çeşit koruma amaçlı bir kuruluştur.
-O dönemde, sanatların herhangi biriyle uğraşabilmek için
Ahi zaviyesine girme zorunluluğu vardı.
-Zaviyeye bağlı işçiler ile sanatkarlar, yeni yetişecek gençleri
veya çocuklarını mutlaka zaviyeye kaydederlerdi.
-Zaviyede ayrıca terbiye, nezaket ve disiplin kurallarını öğretiliyordu.
-Çalışmalar sabah namazında sonra başlayıp ikindi namazına
kadar sürerdi. Gündeliklerini aldıktan sonra çıraklar doğruca
zaviyeye gelir, gündeliklerini bir ereye getirip beraberce yer içerlerdi.
-Çıraklıkta kalfalığa, kalfalıktan ustalığa sınavla ve törenle
olurdu.
-Çırak ve kalfalar, işlerinin dışında insanlık ve ahlak
dersleri alırlardı. Bunlara ek olarak, yeteneklerine göre müzik,
edebiyat, güzel yazı ve süsleme sanatı dersi verilirdi. Her
çırak okuma yazma öğrenirdi. Derslere katılmak zorunluydu.
-Ayrıca her kalfa binicilik ve atıcılık dersi alırdı. Bir
nevi askerlik eğitimine benzemekteydi.
-Ustalık töreninde Şeyhin şu sözleri etkileyicidir. “
Harama bakma, Haram yeme. Haram içme. Doğru, sabırlı ve dayanıklı
ol. Yalan söyleme. Büyüklerinin önünde yürüme. Büyüklerinden
önce söze başlama. Kimseyi kandırma. Kanaatkar ol. Dünya malına
tamah etme. Yanlış ölçme. Yanlış tartma.”
-Bu törenden sonra usta olan bu kişinim işyeri açmasına izin
verilirdi.
-Osman Gazinin Şeyh Edebali’nin kızıyla evlenebilmek için
Ahiliğe girdiğini biliyoruz.
-Orhan Gazi de Ahi ve Yeniçerilerin Hacı Bayram-ı Veli’ye bağlanmasını
sağlamıştır.
-Kayseri sanayi sitesinde 32 değişik meslek vardı ve Ahi
Evran deri ustasıydı. 1243 yılında Moğollar tarafından yakılıp
yıkılmıştır.
-Ahiler Selçuklu döneminde Moğol baskısı nedeniyle merkezi yönetim
zayıflayınca, kentlerde siyasal bir güç olarak önem kazanmışlardır.
(Ankara Ahi Cumhuriyeti gibi)
-Bu gün çıraklık okulları, haftada bir gün, meslek bilgisi
yanında Matematik ve Türkçe eğitimi vererek yetersizde olsa
kalifiye işçi yetiştirmek için çaba harcamaktadır.
Özkan Aras