Hep sözü edilen, aranan,anlatımı kolay gibi görünen
fakat kavranması çok , ama pek zor bir kelime
SEVGİ . Hele bunu tanımlamak, en yetenekli insanlar için bile çetin
bir ceviz.
Sevgi, tüm inanç, felsefe ve dinler için temel amaç, insana, yaşama
ve evrene anlam veren en üst duygu. Böylesine geniş kapsamlı bir şeyi
insanlığın kavraması ve yaşaması çok zor fakat olanaksız değil. Dünyadaki
tüm kitaplıkların yarısından çoğu bu konuyu işler. Sevgi insan yaşamında
o kadar önemlidir ki, kendimizi, çevremizi ve ulusları tarafsız ve dikkatle
gözlersek, yaşanan KAOS, yani kargaşanın temelinde sevgisizliğin ve sevgiyi
kavrayamayışımızın yattığını görebiliriz.
Sayısız tanımları arasında diyebiliriz ki, “ Sevgi
insanın tüm insanlarla ve doğayla olan bütünlüğün bilincidir. “ Bu
bilince varan insan doğadaki her şeyle uyum içinde
huzur duyar.
Sevgi güç kaynağını bilgi ve onun yarattığı düşünceden alır.
Bilmeyen düşünemez, düşünemeyen sevgiyi kavrayamaz. İşte bu sevgi, insanın
kendisini aşmasına yardım ettiği kadar, yaşamına anlam kazandırır .
Evrende hiçbir şey mutlak ,yani salt
değildir. Bu nedenledir ki, hiçbir şey ne tüm kötü, ya da tüm iyidir,“Çünkü
her şey karşıtların birliği ile var olur.” Çinli’lerin YİN-YANG
felsefesinin temeli budur. Her güzellikte biraz çirkinlik, her çirkinlikte de
biraz güzellik vardır. Fakat evrende her şey iyiye, güzele ağırlıklıdır.
Sevgiyi tanımayan insanlar gördükleri her şeyde kusur ararlar, binlerce güzelliğin
arasında. Halbuki sevgi binlerce kusur arasında bir çok güzelliğin farkına
varıp ortaya çıkarır.
Sevgiden yoksun olduğumuz için, hem kendimize hem de doğaya acımasızca
davranıyoruz. Cinayetlerin, savaşların hepsi sevgisizliğin trajik sonuçları
değil mi? Bu acı sonuçlar yüzünden, sevgiden daha çok söz eder olmadık mı
günümüzde.
Sevgi aynı zamanda çıkarlarımızla kesinlikle bağdaşamayan bir
duygudur. Bu kadar önemli olan sevginin azımsanmayacak
kadar kötüye kullanıldığını da biliyor ve görüyoruz.
Beklentileri için sevgi maskesi takmış bir çok insan tanımışızdır.
Unutmamak gerekir ki gerçek sevgi almadan verebilmesini bilmektir. Bu ulaşılması
pek zor olan sevgi düzeyini sadece Anne-Evlat arasında görebiliyoruz. O
nedenle bu üst düzey duyguyu sadece ve sadece anne olanlar kavrayabilir. İşte
onun için “ ANNE KUTSALDIR “
Bilindiği
gibi bilgilerimizin ilk kaynağı ailedir, sonra çevre ve eğitim gelir. Bütün bilgi ve inanç modellerimiz
buralarda kozasını örer. Fakat en önemli olan kaynak ailedir. Çocuğa ilk
temel bilgiler anne tarafından verilir. Tabi ki annede
bilgi birikimi sağlıklı ve yeterli ise, bu nedenledir bir toplumun
uygarlık ve kültür düzeyi o ülkenin annelerinin kültür düzeyine bağlıdır.
Görülüyor ki sizler çok onurlu bir yerde
olduğunuz kadar, bu oranda sorumluluk
taşıyorsun. Sizler ileride toplumun çekirdeği olan ailenin yaratıcısı
olduğunuz için, bilgi alanınızı genişliğine ve derinlemesine artırmak
zorundasınız.
Sevginin sonsuz derinliklerine indikçe doğada ve bizde olup da göremedik,
istemedik ve kavrayamadığımız, gerçeklerin farkına varınca, neden
“Tanrı ile Sevginin “ eş anlamda bilgelerce ifade edildiğinin bilincine
varırız. Tıpkı içimiz sevgiyle dopdolu olduğu anlar, her gün gördüğümüz,
ağaçlar, çiçekler, kuşlar, tümüyle doğa ve insanlar bize çok daha güzel
görünür. Nadir de olsa bu duyguyu hepimiz yaşamışızdır. Dileğim bu
duyguyu sürekli yaşamayı amaç edinmektir.
Şimdiye kadar sevginin genellikle soyut yönlerine baktık. Fakat
sevginin bir de somut yönü vardır. Bu olmazsa sevgi sevgi olmaktan çıkar,
laf ebeliğine dönüşür. Çünkü “sevgi, soyutta yakalanır, somutta yaşanır”.
Fakat sevgi hep sözlerde kalırsa laf ebeliğinde özünü yitirir. Bu kısır
döngüden kurtulabilmek için duygularımızı, düşüncelerimizi zenginleştirmek
ve bunun içinde okumak, bununla yetinmeyip, edindiğimiz bilgilerle yeni düşünceler
üretmeliyiz, yani yaratıcı olmalıyız.
Daha önce dediğimiz gibi bilgi sevgiyi yaşatır ve geliştirir.
Bilginin kaynakları da ulaşılmayacak şeyler değildir. Bilgilendikçe,
korkularımız, ızdıraplarımız azalır ve sevgi anlam ve güç kazanır.
Demek ki ızdırabın kaynağı bilgisizliktir. Öyle ise bilgili ya da bilge
insanlar mutluluğu yaşayabilirler. Yalnız bu aşamada mutluluk, para, pul ve
konfor değildir. Günümüz insanı, saplantı haline gelmiş bir Batı hayranlığı
içindedir. Fakat bunlar bilgili yani okuyan insan olsalar, görecekler ki Batının
psikolog ve sosyologları aynı düşüncede değil. Onların belirttiğine güre
Batı modern teknoloji ve onun getirdiği , refah ve konforla olacağını
zannediyordu halbuki bu gün pek mutlu olmadığının şaşkınlığı içinde.
Çünkü sevgiden yoksun ve kaybolan insan ilişkilerini aramakta.
Ülkemizin temel sorunlarının kökünde bilgisizliğimizin attığı söyleyebiliriz.
Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, bilgisiz toplumlar bir sürü gibi yönetilir.
Orada demokrasi ve sağladığı özgürlük barınmaz. Çünkü onun için
yapabileceğimiz ilk şey bilgilenmektir.
Bunun da yöntemi görsel, işitsel kaynaklarla. Fakat burada en önemli
şey tek yönlü okumamasıdır. Çünkü tek yönlü bilgi saplantıya dönüşür,
sonuçta yarardan çok zarar verir. Doğruyu, güzeli bulabilmek için çok yönlü
okumak zorundayız. Nitekim çok zeki ve yetenekli bir çok insanın, bu tek yönlülük
tuzağına düştüğünü görüyor ve onlar için üzülüyoruz. Onlar bozuk bir plağın hep aynı çemberinde dönüp dururlar.
Halbuki diğer çemberlere de geçseler, ufukları çok daha genişleyerek gerçeği
kavrarlar, yanılgıları en aza iner.
Peki insanlar yaşamımız için bu kadar önemli olan okumaya neden
gerekli önemi vermiyor. Ya da insan neden okumaktan kaçınıyor. Bunun bir çok
nedenleri vardır. En önemlisi görenek ve okuma alışkanlığının olmamasıdır.
Eğer bir insanın ailesi ve çevresi okuyorsa birey ister istemez okumaya yönelebiliriz.
Fakat en önemli okumaya alışkanlık haline getirmektir.
Bunun için gelecekte kitap okuma alışkanlığını yaygınlaştırmak
siz gençlerin elindedir. Bunun için en değerli armağanın kitap olacağı
bilincine vardığınızda bunu başarabilirsiniz. Yaş günlerinizde hediye
olarak kitap seçerseniz, kitap sizi arkadaşınızda yıllarca yaşatır. Onu düşünmekle
de size saygınlık kazandırır.
Anadolu’muzda ünlü bir söz vardır.
“ İnsan üstü başı ile karşılanır, kafasının
içindekiler ile uğurlanır.
Her genç insan çevresinde ilgi ve sevgi bekler, üst baş da güzellikle
elde edilen ilgi geçicidir. Fakat bilgi ve onun yarattığı ilgi süreklidir.
Sonuç olarak diyebiliriz ki, yarının ailesinin çekirdeği olacak
sizler bilgili olduğunuz oranda yetiştireceğiniz insanlar başarılı olacaktır.
ÖZKAN ARAS