FARKINDALIĞIN IŞIĞINDA FARKEDİLMEK              

 

 

 

              Çevremizdeki insanların, doğanın,yaşamın hatta kendimizin ne kadar farkındayız.?

 

                    Çoğumuz içimizde oluşturduğumuz hapishanemizin tutsağıyız. Gardiyanı’da kendimiziz.

O BEN merkezli hapishanedeki tutsaklığımızın da farkına varamıyoruz. Kendimizi, buranın bir saray

Olduğuna inandırmaya çalışıyoruz.

 

                    İlkönce kendi farkındalığımızın ışığını yakmak zorundayız. Bu alışagelmiş kalıpları kırmak, kendimiz olmağa çaba göstermekle orantılıdır. Buna Budistler gibi içsel aydınlanmada diyebiliriz. Bu ışık çevremizi aydınlattığı sürece, daha önce gördüklerimiz, tanıdığımızı zannetiğimiz

Her şey, daha açık, net ve derinlemesine, olumlu yada olumsuz olarak belirginleşir. Bu bir bilinç düzeyidir.

 

                    Farkındalığı akıl ve zeka birliği yaratır ve aklın zekanın yönetiminde olduğu sürece amaca ulaşabilriz. Yaratı ve soyutlama burada başlar. Bu farkındalık aynı zamanda evrendeki her şeyle özdeşliğimizin de bilincini duyumsatır bize.

 

                        Farkındalıktan yoksun yaşam akışı içgüdülerle sağlanır. İçgüdülerle yer, içer,çoğalır ve

yaşama  körü körüne sarılırız, adeta solucan gibi.

 

                        Aile yaşamında çoğu insan, zamanın akışı içinde kendisini geliştirip yenilemediğinde, birbirini kanıksar. Bu aynı zamanda farkındalık ışığınında sönmesi demektir. Şartlar zorluyor ise

Birbirinin farkına varmadan yada varmak istemeden evlilik şirketini yürütürler.

 

                        Yıllar yılı farkedilmeyi bekleyen insanlarda vardır. Bunu belli etmeden yaşarlar, yapıları sonucu. Farkedilmek aynı zamanda farkedeni de farketmek demektir. Bu ise güzelliğin ve sevginin senfonisidir. Burada algı kapıları alabildiğine açılır. İletişim, sessizliğin diliyle kurulur. Burada zaman ve mekan aşılır. Bu hintlilerin NİRVANA, TASAVVUFTA da ikilikte

TEK’liği yaşamaktır yaşarken.

 

12 Haziran 2001                                                                                           ÖZKAN ARAS