BİLGİ ÜZERİNE

      -          İçinizden biriyim
-          Bilgiyi seviyorum.
-          Her düşünen gibi, evrenin, varoluşun ve yaşamın anlamını sorguluyorum.
-          Bu nedenle de bilgiyi sevmek için, düşünmek ve sorgulamak gerektiğine 
       inanıyorum.
-          Yanıltılmak ya da yanılmaktan korunmak için, bilginin nasıl elde   
       edileceğini   bize, “ Bilgi Kuramı “ ya da Bilginin Bilgisi dediğimiz, Batı 
       dillerinde Epistemoloji adını alan bilim öğretir.
-          Bilginin çok yönlü olması gerekir. Çünkü tek yönlü bilgi, cehaletten daha 
       tehlikelidir.
-          Çok yönlü bilgi birikimi olmadan, Bilgiyi kıyaslama olanağından
yoksun     
       kalırız.
-          Bir tez’e karşı anti-tez üretemeyiz. Böylece sentez olanağından yoksun 
       kalırız. Bize verilen bilgiyi, ya olduğu gibi kabullenir, ya da reddederiz.
-          Bilgi sahibi olmadan, bir fikir sahibiymiş gibi görünmeye çalışmak bizi 
       gülünç durumlara sokabilir.
-          Bilgiyi paylaşmak bizi, kendimizi beğenmişlikten alıkor.
-          Yine de sadece bilmek yeterli değildir.
-          Bildiklerimizi Yaşam’a, uygulayarak onların kültürleşmesini sağlayabiliriz.
-          Kültür çok uzun bir süreçte oluşur.
-          Hepimiz öldürmenin, hırsızlığın ve yalanın , yanlışlığını ve sonuçlarını 
       biliyoruz. Ama yine de öldürüyoruz, çalıyoruz ve yalan söylüyoruz. Öyle  
       ise bilmek tek başına yeterli değil.
-          Hint’li bilge Buda’ya göre, üzüntülerimizin, acılarımızın kaynağı  
      bilgisizliktir. Bizler bilmediğimiz şeyler için üzülürüz. Bilmeye başladıkça   
      onların hiç de üzülmeye değer şeyler olmadığını anlarız.
-         Yaşadığımız bireysel ve toplumsal olumsuzlukların temelinde bilgisizliğimiz 
       yatmaktadır.
-          Yeni yeni bilgiler elde edebilmek için, önceki düşüncelerimize dört elle       
       sarılarak onların tutsağı olmamalıyız. Çok çarpıcı bir özdeyiş vardır. “ 
      Ancak aptallar düşüncelerini değiştirmezler.”
-          Çünkü evrendeki her şey bir dönüşüm ve değişim içindedir.
-          Bir Latin özdeyişi, bilginin önemini şu yaklaşımla vurgular. “ Bilgisiz hayat, 
      ölümün hayali gibidir.”
-          Karşı olduğunuz düşüncelerle de ilgili bilgi edinmek zorundayız. Çünkü bir 
      düşünceye, hayır demek çok kolay, fakat neden hayır dediğimiz ise çok 
       zordur.
-          Batı düşüncesi ikiciklidir. Sen-ben, Doğa-ben, iyi-kötü çatışmalarını 
       yaşar.
-          Eğer çok yönlü bilinçlenirsek, görürüz ki, karşıtların çatışması değil, 
       karşıtların uyumu yaşamın gerçeğidir.
-          Yine çok yönlü bilgilendikçe ve doğayla bütünlüğümüzün bilincine 
       vardıkça, görürüz ki; Özde her şey BİR. Bu görüş ya da yaklaşım, felsefi  
       açıdan olduğu kadar, bilim açısından da kanıtlanmaktadır 
-          Bilgi birikimi olmayan insanlar arasında iletişim ve birliktelik de oluşamaz.
-          Bilgi edinmek, bilgi üretmek ve bunu paylaşmak insan olmanın 
       koşullarından biridir.
-          Bilgiyi sevdiğimizi söylemekle başlamıştık söyleşimize. Bu bilgiyi sevmenin 
      öyküsü binlerce yıl gerilere gider.
-          Felsefe sözcüğü Yunanca Philosophia, sevgi ve bilgelik anlamında iki    
      sözcüğün bir araya gelmesinden oluşmuştur. Pythagoras, bilgeliğe 
      ulaşmanın çok zor olduğunu, büyük bir alçak gönüllülükle öne sürer ve 
      ben  Philosofnosum yani “ bilgiyi severim “ dermiş.
-          Bu nedenle felsefe, birçoğumuzun laf ebeliği  gibi gösterdiği bir şey değil, 
       bilgiyi sevmektir.
-          Bilgi sevgisi, sonuçta  çok zor da olsa bizi, “ kendimizi bilmeye “ 
       yönlendirir.
-          Ve kendimizi bildiğimiz oranda, evren de, yaşam da, varoluş da bir anlam  
       kazanır.
-          Doğa felsefesinin vatanı Ege bölgesidir. Bu felsefede doğayı, yaşamı ve 
       varoluşu anlamak için akıl yürütürken, tinsel ve tanrısal duygulara yer 
       yoktur.
-          Bu felsefenin özünü “ aklın ve zekanın özgürlüğü “ oluşturur.                    

                                                                                  ÖZKAN ARAS